Bitki Portalı

Kışın Yaprak Döken Alocasia’yı Sakın Çöpe Atmayın! Bir Çiçekçiden Fil Kulağı Kurtarma Rehberi

Bitki Dünyasının “Drama Kraliçesi” ile Tanışın

Çiçekçiye gelip “Hocam, dünyanın parasını verdim o koyu yeşil, gümüş damarlı heykel gibi bitkiye… Eve getirdim, iki hafta sonra yaprakları tek tek boynunu büktü, sarardı ve kurudu. Ben bu işi beceremiyorum galiba” diyenlerin neredeyse hepsinin bahsettiği bitki aynıdır: Alocasia Polly ya da halk arasındaki adıyla Fil Kulağı.

Önce içinizi rahatlatayım: Suç sizde değil.

Alocasia, ev bitkileri aleminde kaprisiyle nam salmış bir türdür. Yeri biraz soğusun yaprak döker, havası kurusun yaprak döker, hatta yanından hızlı geçseniz bile küsebilir! Ama en büyük trajedi ne biliyor musunuz? İnsanların bu bitkiyi öldü zannedip saksısıyla birlikte çöpe atması.

Eğer elinizde yaprakları dökülmüş, sadece boş bir toprak çanağı kalmış bir saksı varsa durun. O çöp kutusunun kapağını yavaşça kapatın ve parmaklarınızı toprağa daldırın.


1. En Büyük Sır: Bitkiniz Ölmedi, Sadece Kış Uykusuna Yattı!

Sonbaharın sonlarına doğru havalar serinleyip gün ışığı azaldığında Alocasia içgüdüsel olarak bir karar verir: “Şartlar zorlaştı, yaprak beslemekle enerji harcayamam.”

Bitki tüm yapraklarını sarartıp kurutur ve toprak üstünde tek bir yeşil dal bile bırakmaz. İlk kez Alocasia bakan biri haklı olarak bitkinin çürüdüğünü veya öldüğünü düşünür.

Oysa Alocasia bir yumrulu (corm) bitkidir. Tıpkı patates veya lale soğanı gibi, hayatını toprağın altında ceviz büyüklüğündeki sert bir yumruda depolar. Yapraklar döküldüğünde hemen parmağınızla toprağın 2-3 santim altına bakın. Eğer o yumru sert ve diriyse, bitkiniz ölmemiştir; sadece kış uykusuna (dormancy) yatmıştır.

Ne yapacaksınız?
Kış boyunca sulamayı neredeyse tamamen kesin. Ayda bir defa toprağı hafifçe nemlendirin ki yumru tamamen kuruyup büzüşmesin. Saksıyı ılık, aydınlık bir köşede bekletin. Nisan ayı gelip havalar ısındığında ve sulamayı artırdığınızda, o boş saksının ortasından mızrak gibi fırlayan yepyeni, diri yaprakları görünce gözlerinize inanamayacaksınız.


2. “Biri Çıkarken Biri Sararıyor”: Sayı Sayma Takıntısı

Alocasia sahiplerinin en sık yaşadığı kabus şudur: “Tam ortadan harika bir yeni yaprak patlattı diye seviniyorum, ertesi gün en alttaki yaprak sararmaya başlıyor. Saksıda hiçbir zaman 3-4 yapraktan fazlası durmuyor!”

Bunun iki temel sebebi vardır ve çözümü basittir:

  1. Besin Yetersizliği: Alocasia çok iştahlı bir bitkidir. Yeni dev bir yaprak inşa ederken köklerden yeterli azot ve fosfor çekemezse, eski yapraktaki besini emer ve onu feda eder. İlkbahar ve yaz aylarında ayda iki kez kaliteli bir yeşil yapraklı bitki besinini suyuna karıştırın.
  2. Işık Açlığı: Yeterli ışık almayan Alocasia, enerjisini ekonomik kullanmak zorundadır. Bitkinin 5-6 yaprağı aynı anda diri tutabilmesi için doğrudan yakıcı olmayan ama çok güçlü bir filtrelenmiş gün ışığına ihtiyacı vardır.

3. Sabahları Yaprak Ucundaki O Gizemli Su Damlaları

Sabah kalkıp saksının yanına gittiğinizde yaprak uçlarından pıtır pıtır su damladığını görürsünüz. Hatta bazen parke ıslandığı için paniklersiniz: “Bu bitki terliyor mu, ağlıyor mu?”

Buna botanikte gutasyon denir. Kökler topraktan suyu çeker ama ortam çok nemli olduğu veya yapraklar doymuş olduğu için buharlaştıramaz. Fazla suyu yaprak uçlarındaki mikroskobik gözeneklerden dışarı fışkırtır.

Bu durum bitkinin sağlıklı çalıştığını gösterir ama aynı zamanda çiçekçi dilinde bir kırmızı alarmdır:
“Toprağımda gereğinden fazla su var, sulamayı biraz frenle!” demektir. Bu damlaları gördüğünüzde saksı tabağındaki birikmiş suyu dökün ve toprak tamamen kurumadan yeni su vermeyin.


4. Kırmızı Örümcek Mıknatısı: Ilık Duş Terapisi

Kabul edelim, ev ortamındaki kuru kalorifer havasında kırmızı örümceklerin (akar) en sevdiği açık büfe Alocasia yapraklarıdır.

Eğer yaprakların üzerinde minik sarı noktacıklar belirmeye başladıysa veya yaprak saplarının gövdeyle birleştiği yerlerde toz gibi incecik örümcek ağları görüyorsanız, davetsiz misafirleriniz gelmiş demektir.

Bunu çözmek için hemen ağır kimyasallara koşmayın. Alocasia’nızı kucaklayıp banyoya götürün. Saksıyı bir poşetle sarıp toprağı koruyun ve duş başlığıyla yaprakların hem üstünü hem de özellikle alt yüzeylerini ılık suyla tazyikli bir şekilde yıkayın. Kırmızı örümcekler neme ve suya dayanamaz. Haftada bir yaprak altlarını nemli bir bezle silmek bu derdi kökünden çözer.


Çiçekçiden Bedava Fide Taktiki: Toprağın Altındaki “Fındıklar”

İlkbaharda Alocasia’nıza saksı değişimi yaparken eski toprağı hafifçe silkeleyin. Ana köklerin etrafında, minik ipliklerle gövdeye bağlı fındık büyüklüğünde minik sert yumrular göreceksiniz.

Onlar Alocasia’nın yavrularıdır!

O minik yumruları tırnağınızla ana kökten nazikçe ayırın. Şeffaf plastik bir bardağın dibine biraz nemli perlit ya da sphagnum yosunu koyun, yumruları sivri uçları yukarı bakacak şekilde yerleştirin ve bardağın ağzını streç filmle kapatıp mini bir sera yapın. Birkaç hafta içinde o minik yumrudan sıfır kilometre, bebek bir Alocasia filizlenecektir. Eşe dosta hediye etmek için bundan daha tatlı bir bitki hediyesi olamaz!


Sözün Özü

Alocasia biraz nazlıdır, biraz ilgi delisidir; kabul ediyorum. Ama o heykelsi duruşu, yapraklarındaki geometrik gümüş çizgileriyle salonunuzda yarattığı tropikal havayı başka hiçbir salon bitkisi veremez. Ona biraz sabır gösterin, kışın döktüğü yapraklar için hemen karalar bağlamayın. Toprağın altındaki o inatçı yumruya güvenin; baharda size fazlasıyla teşekkür edecektir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu